deneme

BAŞLAMAK

“Başlamak yarıdan sayılır.” derler. Sayılır mı? “Şöyle bir şeye başlasam, şunları yapsam ne olur?” diye düşünürüz zaman zaman. Ne olur? “Başlasak ne olurdu?” bilemeyiz. Ama sonunda ne olduğunu bilmek zor değil. Çünkü sonuç çoğu zaman şu sayfada pek de bir yer tutmayan o kelimeden ibaret kalıyor. Sadece bir “hiç“.

Evet, kalkar. Ve önümüzü görmeye başlarız. Bundan sonrasıysa yine bize kalmıştır. Tamam ya da devam.

“Nasıl başlanır?” bilmiyorum ama “Neden başlanmaz?” sanırım iyi biliyorum. Birkaçından bahsedeyim:

  • Endişe:

Endişelerimiz var ve onlar hep bizimleler. Ve hiç de bırakmayacaklar bizleri. Yapmaya karar verdiğimiz anda “Yaparsak ne olur?” fikri belirir zihnimizde. Ne olacağını kurgularız.

Birinci İhtimal (Felaket Senaryosu): Başarısız oluruz, harcadığımız zaman, (belki) harcadığımız para boşa gitmiştir, çevremizden rahatsız edici yakıştırmalar alabiliriz vs. (vesaire çünkü düşündükçe bile ilerisi rahatsız edici oluyor.)

İkinci İhtimal (Maalesef çoğunlukla düşünmek bile aklımıza gelmez): Gayet başarılı oluruz, herkes bizden övgüyle bahseder, hatta bu işi daha ileri boyutlara da taşıyabiliriz. Kendini bir alanda geliştirmiş her insan gibi bu alanda çalışmaya devam ettikçe huzur buluruz.

Dediğim gibi, ikinci ihtimali çoğu zaman düşünemiyoruz bile. Çünkü korkularımız, diğer duygumuzun önünde. Ama buna rağmen bazen birileri bu noktayı aşmayı başarıyor. Sonucunda biz de onları hayranlıkla izliyoruz. Maalesef sadece ekranlardan izliyoruz.

  • Ertelemek :

Yarın yaparım, deme! Bugün de dünün yarınıydı, ne yapabildin?

Mevlana

Kendimize hiçbir zaman kabul ettirememiş olsak da (muhtemelen öyle de devam edeceğiz) o yarın (defalarca tecrübe ettiğimiz üzere) hiç gelmeyecek.

Bu nedenle yapmak istediğiniz şeye başlamanın yolu, bir an önce başlamaktan geçiyor. Kimse gelecekten gelmediği için bize bu iş seni şu konuma getirecek diyemiyor. Dese de çoğu zaman ya etkisi olmuyor ya da kısa süre sonra içimizde yaktığı kıvılcım sönüp gidiyor.

Eğer bir kıvılcım gerekliyse o, yerinden doğrulmak olmalı.

Tabii ki mesele kalkmaktan ve başlamak ibaret değil. Asıl mesele bu noktadan sonrası , biliyorum ama başlayamadığımız zaman bu noktaya hiç gelemiyor, bu konuları konuşamıyoruz. Uzun süredir bir alanda başarısız olduğunuzu hatırlıyor musunuz? Şahsen ben hatırlamıyorum. Başarısızla bitmeyen girişimlerimiz de başarılı olmadıysa, bu kendimize ve çalışmalarımıza şans vermediğimizi, belki de hiçbirine gerçek anlamda başlayamadığımızı gösteriyor.

Başlamak nasıl olmalı, daha düzgün bir Türkçeyle (gerçek anlamda) nasıl başlanır? sorularının cevabı verilir mi? Kim verebilir hepimize faydası dokunacak bir tavsiyeyi bilemiyorum. Bazı şeylerde herkes yoğurt yiyişini göstermek zorunda kalıyor galiba.

(Kapaktaki Fotoğraf Nick Morrison ; Unsplash ile)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s